Kulağımızda Yankılanan Hayat ”Müzik”


  Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kulağımızda yankılanan hayat… Nefes alışımız, kalp atışımız, kuşların çığlıkları, etrafımızdaki sevinç çığlıklarının ahengi. Kulağımızda , koskocaman bir dünya. Dinmeyen uğultu, sonsuz armonika… Hayatımızın ritmi olarak yankılanan tını ”müzik”… Sokaktaki satıcının haykırışında ki yaşam savaşı, caddeyi inleten nal seslerinde ki armoni, rüzgarın çıkarmış olduğu ıslıkta ki huzur… Kulağımızda koskocaman bir hayat , müzik… Dünyaya geldiğimiz günden bugüne içimizde sinmiş olan koku ve tat… Hayat bakış açımız, hislerimiz, düşüncelerimiz, kalbimizin atışı… Her nefesimizde bizimle büyüyen nota dizisi… Dünyanın küllerinin soğuyup dindiği günden beri yankılanan her armoni… Küçük çocukların çıngıraklarındaki mutluluk, hayatın umutsuz alkışına sunulan yaşama sevinci. Kimimizin yaşamdan aldığı tat, kimimizin kaçtığı anılarının çığlığı… İnsanın içine bastırılmış düşünce ve duyguların saklı oldukları karanlıktan doğan gün ışığıdır müzik…

Kainatın her tarafına sinen müzikten nasibini sinema ve tiyatro da almıştır. Senaryosundaki düşünlerini müzikle birleştiren birçok sinema yapıtı bulunmaktadır. İzleyenlerin aklında müzikleriyle yer etmiş filmler şeridi. Müziğin hayatları diriltişi… ‘’Braveheart’’, ‘’Pulp Fiction’’,’’ Top Gun ‘’, ‘’Titanic’’, ‘’The Good, The Bad and The Ugly’’, ‘’The Last of The Mohicans’’, ‘’Desperado’’ gibi filmler müzikleriyle ön plana çıkmıştır. Senaryoları ile film müzikleri bir bütün vücut olmayı başarmıştır. İzleyenlerin düşüncelerini ve duygularını müziklerle film şeridi içinde yaşatmayı başarmışlardır. Müzik, kainatın vazgeçilmezi olduğu gibi film dünyasının da vazgeçilmezidir. Farklılığın, yaşama bakışın ve renk demetinin farklı sıralanışıdır…

  Kulağımızda yankılanan bu koskocaman hayatı ‘’ müziği ‘’ asırlardır yanımızda taşıyoruz. Kainatta rüzgar esmeye devam ettikçe, gökyüzü nimetlerini bize sunmaya devam ettikçe yaşayacak. Belki bir ağacın gövdesinde, belki şelalenin çağlamasında, belki sahile vuran dalgalarda, bize kucak sunan doğanın her karışında bizimle nefes almaya devam edecek…

Gökhan Kuloğlu

Reklamlar

Bizden Yansıyanların İzinde ”Karakter”


Göl kenarında eğilip kendi aksine bakmak ya da bir ayna karşısında kendini seyretmek. Belki de daha fazlası…Bir düşüncenin ya da duygunun ilk yolculuğu olsa gerek karakter.  Farkında olmadan dahi karşımıza çıkabilen ve  yansıyabilen  bir düşüncenin veya ruh halinin renkli tablosu karakter…

Karşımıza bir tiyatro oyununda, sinema filminde, skeçlerde v.b. bunun gibi alanlarda çıkarak içimizden biri gibi hayatımıza tutunmaya çalışan bir değer olacak ki karakter hayatın her köşesinde bizimle. Otobüste, yaya geçidinde, toplu yaşam alanında ve hatta evimizde binlerce tipleme halinde karakterler… Bazen bize en güzel anıları anımsatırken, bazen de içimizde burukluklar bırakan akislerin keskin çizgileri olarak gözlerimizin önünden geçebiliyorlar. Bundan daha fazlası, yeri geldiğinde içinizde tükenen umutları yeşertmek için çabalayan masum bir tebessüm olarak gözlerinizin önünde canlanıverebiliyorlar. Her şeyden ötesi farklı ruh hallerinin renkli tablosu olmak gayretinde bir karakter…

Hatırlayabildiğiniz bir karakter var mı zihninizde yer edinen. Bir sinema filminden, bir tiyatro oyunundan ya da günlük hayattan bir kesitten… Benim birden fazla var hayatıma ufak çentik atıp izler bırakan birçok karakter… ‘’Life is Beautiful ’’ filminden ‘’Guido’’ her şeye rağmen gülümseyen etrafına umutlar saçan korkuyu sindirmeye çalışan bir karakter. ‘’İnto the Wild’’ filminde ‘’ Christopher ’’ hayatın sıradanlıkların kaçıp doğanın kucağına sığınıp kendi hayatını yaşamak istemesi, sıradan hayatı elinin tersiyle iterken sadeliği gözlerimiz önüne seren bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bunlar sadece iki karakter bun gibi onlarcası belki de yüzlercesi zihnimde. Eminim sizin de birden fazla karakter vardır zihninizde. Ufak bir akis, belki de daha fazlası…

Evet bizden yansıyanların izinden yıllarca koştuk. Yeri geldi yorulduk, soluklanmak istedik. Bir sinema salonu ve ya tiyatro salonunda bulduğumuzda kendimizi yine bizden yansıyanların izinde koşmaya başladık. Biz hep koştuk durmadan. Biz etrafımızda bizi saran akislerle yansıdıkça da bizden yansıyanların izinden ‘’karakterler’’ olarak koşmaya devam edeceğiz…

Gökhan Kuloğlu

Hayatımızdan Bir Parça ” Senaryo”


İlk olarak ne kaleme sarıldık ne de kurmaca öykülerin satırlarına… Hepimizin istediği sadece yaşamak adına uğraş vermekti. Belki bir o kadar uzak, alakasız hayatlar; belki de bir o kadar yakın birbirinin kopyası hayatlar… Unutmayalım ki ilk olarak yaşamak istedik öykü ya da efsane değildi amacımız. Yaşam uğraşından yansıyanların izinde hayatımızdan kopan parçaları önce hikayelere daha sonra senaryo olarak yoğun kitleler önüne serdik. Önce yaşayıp deneyim edindiklerimizden yola çıkarak senaryonun yolculuğunu başlatmış olduk. İşte dar kalıplar ya da geniş ufuklarda yol alan senaryolar böyle doğuvermeye başladı. Önce yaşandı, sonra ayağa kalkıp hayatımızda ki anı defterine bir çentik attı, daha sonrada zihinlerde yer etmek adına kaleme sarılmış elden dökülen sözlerle senaryo haline geldi hayatımızdan kopan ufak kareler… İşte karşımız da yaşam denen yolun yolcusu senaryo…

  Karşımıza bir film şeridinde, bazen bir tiyatro oyununda, belki de bir dizi de dahası da bilemeyeceğimiz alanlarda çıkıverdi. Ben buradayım diye seslendi bize. Evet senaryodan bahsediyorum. Şimdi içinizden bize nasıl sesleniyor diyorsunuz. İzlediğiniz ya da tanık olduğunuz kurguya dayalı bir film ya da tiyatro oyunun bazen içinize seslendi , bir şeyler harekete geçti duygu fırtınasına yakalandı, bazen de bir şeyleri kırdı döktü içinizde gözünüzden dökülen yaşlara sebep oldu. O hep sizin hayatlarınıza dokundu siz onu hissetmeseniz de.

  Hayatımızdan bir parça olan senaryo , biz yaşam şeridinde yürüdükçe bizimle yürümeye devam edecek. Her gün daha da büyüyerek yeni yeni hayatlar tecrübe edinerek bize eşlik edecek. Unutmayalım ki senaryo ile insan hayatı karşılıklı etkileşim içinde. O bize bir şeyler hissettirebildiği gibi biz de ona bir şeyler hissettirebiliriz. İşte bir kez daha yaşam şeridinde yürürken sizlere senaryo ile yolculuğumuz burada sona erdiğini belirtmek zorundayım. Üzülmeyelim yolculuk bitmiş olabilir ama unutmayalım ki senaryo her zaman bizimle…

    Gökhan Kuloğlu