Bireysel ve Toplumsal Anlamda: Katharsis


BİREYSEL VE TOPLUMSAL ANLAMDA: KATHARSİS

 

Sözcük anlamı ‘’arınma, temizlenme’’ olan katharsis, Eski Yunan’da bir hekimlik terimi olarak kullanılmıştır. Bu dönemde ‘’kötü ve zararlı ruhların bedenden sışarı atılması’’ anlamını taşıyan katharsisi, Aristoteles tragedyanın merkezine oturtmuştur. Böylece sanatı psikolojik olarak temellendirmiştir. Poetica adlı eserinde, tiyatronun insana kendisini dışardan gösterdiği için arzulardan arınmasını sağladığını söylemektedir. Aristo, tragedyanın katastrophe ile sonlandığında arınmanın tamamen gerçekleşmediğini, arınmanın süreç olarak başladığını vurgular. Dolayısıyla seyirci oyun ile birlikte gerçek hayatta hataya düşmenin kötü sonuçlarını idrak eder.

Katharsisin ruhsal sonuçları acıma ve korkudur. Acıma hissi duyabilmenin bir koşulu da, tragedya kahramanlarının erdemli olduğuna inanmaktır. İzleyici, eserde yer alan trajik öyküyü izlerken etik bir iç yolculuğa girerek kendini kahramanın yerine koyduktan sonra; hem kahramana acır, hem de trajik öyküde yer alan faciadan korkar. Empati kurarak bir başkasına acıyan, sonra da aynı facianın kendi başına gelmesinden korkan izleyici; diğer tutkularını bir süre için durdurur ve kendi durumuyla ilgili iyimser düşüncelere sahip olur.

Katharsis yalnız sanat amaçlı değil, politik amaçlı olarak da kullanılagelmiştir. Sözgelimi Ortaçağ Avrupası’nda suçlunun kafasının giyotinle uçurulması, ya da bazı İslam ülkelerinde bir kadının zina işlediği için recm edilmesi, tutkulardan arınması amacıyla, halkın gözü önünde oluşturulan uygulamalardır. Korku nedeniyle insanlar o an için devlet yönetimini sorgulamaktan, ya da bireysel tutkularından vazgeçerek, bulundukları duruma  şükredeceklerdir. “Politik açıdan katharsis, birleştirici, kişileri bütünleştirici fırsat sağlar, insanların birbirine bağlanmasına ve güçlü tutkularını bırakmasına olanak tanır” (Deaderick 2000: 86).

  Üzüntülü bireyin, duygusal boşalım sürecine girerek, sürecin sonunda acılarından arınması durumu, ‘kathartik süreç’ adı altında kavramsallaştırılabilir. ‘Kathartik süreç’, müziksel ya da müzik dışı bir uyaran aracılığıyla ortaya çıkabilir. Sözgelimi halk arasında ‘efkâr dağıtmak’ olarak bilinen içkinin dertleşmeye ve müziğe eşlik ettiği eğlence ortamı, duygusal boşalım sağladığı için, yukarıda kavramsallaştırılan ‘kathartik süreç’e iyi bir örnektir. ‘Ağlayarak açılmak’ olarak adlandırılan deyim de müziksel veya müzik dışı uyaran aracılığıyla gerçekleşebilen ‘kathartik süreç’e iyi bir örnektir. Mezara giderek sevdiklerini ziyaret eden biri, bir dış uyaranla ‘kathartik süreç’ içine girerek rahatlar, halkın deyimiyle ‘ağlayarak açılır’. Yine iki dostun dertleşerek aralarındaki acıyı paylaşmaları anlamına gelen ‘içini dökmek’, insanlarda sağaltım sağlar.

Aynı sağaltım müziksel uyaranlarla da oluşabilir. Levinson, müziğin hüzün ve katharsis yoluyla oluşturduğu terapik etkiyi net bir biçimde ifade eder (1997:  230). Politika adlı kitabında Aristoteles de, müzikle oluşan katharsise sağaltıcı etkisi açısından yaklaşır: Filozof, eserinde müziğin eğitim, arınma, hobi, dinlence ve eğlence işlevlerine değinir (1983: 245).

 Bu düşünce psikolojinin etkin bir biçimde sanata yönlendirilmesi ile ortaya çıkmıştır. Antik Yunan’da tragedya oyunlarında sıkça bu etki kullanılmıştır. İzleyici üzüntü verici durumlar karşısında kendisini oyuncunun yerine koyarak ya da duygusal olarak; ağlayarak veya gülerek bu arınma ve rahatlama durumuna bürünmüştür. Bu katarsis etkisi daha sonra özellikle savaş ve seçim dönemlerinde kullanılmıştır. İlk zamanlar tiyatro ve afişlerde kullanılan katharsis etkisini 2.Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanya’sında etkin olarak kullanılmıştır. A. Hitler’in yardımcılarından J. Goebbels tarafından propaganda unsuru içeren kısa filmler, afişler ve toplantılar yapılmıştır. Bu süreç zamanla etkin hale gelerek zamanla sinema filmlerine yansımaya başlamıştır. ‘’Ölü Ozanlar Derneği’’, ‘’ V For Vendetta’’, ‘’Esaretin Bedeli’’ gibi sinema filmlerinde katharsis etkisi sıkça filmin senaryosuna dokunmuştur. Biz bunu nereden mi anlayacağız ya da nereden mi anlıyoruz? Bir sinema filmini izledikten sonra , ‘’zaman nasıl geçti anlamadım’’, ‘’çok sürükleyici bir filmdi, hiç sıkılmadım’’, ‘’film resmen beni anlatıyordu’’ gibi buna benzer cümleler bunu destekler niteliktedir. Yine izlediğiniz sinema filmlerinde unutamadığınız sahneler aslında o filmin içine gizlenmiş katarsis ip uçlarının tam kendileridir. Örnek verecek olursak; izleyenler ‘’Brave Heart’’ adlı filmde Willam Wallas’ın idam edilirken ‘’özgürlük’’ diye haykırdığı sahneyle hatırlarlar filmi. İşte filmin içine gizlenmiş katarsis duygusal ve görsel olarak bize bu sahnede sunulmaktadır. Daha bunun gibi birçok filmde ve benzeri alanda duygusal arınmayı sağlayan katarsisle karşı karşıya kalıyoruz.

İnsan görme ihtiyacını her zaman gözleriyle giderecek diye kesin bir kural yoktur tabiatta. Yaygın teknoloji ve katharsis gibi birçok psikolojik ve felsefi düşüncelerin bilinçaltımıza kazındığı günümüzde nerde, ne zaman, ne hissedeceğimiz elimizden alınıyor olsa da bu psikolojik ve felsefi düşüncelerin sinemaya ve benzeri sektörlere renk kattığı kesin bir bulgu olsa da bu bulgunun çoğu zaman bireyleri kontrol amaçlı kullanıldığı tarihsel olarak anlaşılmaktadır. Günümüzde hayatımızın hemen hemen bir çok alanında olan katharsise isteyerek ya da istemeyerek ‘’alıştık’’ demek en doğrusu olsa gerek.

GÖKHAN KULOĞLU

Kaynaklar:

*Psiko-Etik Bir Fenomen Olan Katharsisin Müzikteki Görünümü: Banu Mutsan DÖNMEZ

*Poetica: Aristoteles

Reklamlar

One thought on “Bireysel ve Toplumsal Anlamda: Katharsis

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s