Simgelerin ve Gerçeğin Dili: Majid Majidi


 

Taşralı sıradan insana yönelmiş yönetmen Majid Majidi, İran’nın Tahran kentinde orta sınıf bir ailede dünyaya gelmiştir. Majidi, uluslararası film eleştirmenlerinin beğenisini kazanan İranlı yönetmen filmleri uluslararası birçok ödül kazanmıştır. Majidi, dini ve siyasal bakış açısından çok muhafazakar olan İran Cumhuriyeti’nin kendi filmlerini yapması adına İran sinemasına kaynaklar kazandırmıştır.

Filmlerinde emek-emekçi çevresinde gelişen dramatik yapının yanısıra, her fırsatta kunduracılardan, inşaat işçilerine, marangozlardan küçük esnafa kadar her türlü emekçiye yer vermiştir. Fakat bunları yalnızca motif olarak işlememiş, ayrıca hepsini işleve dökmüştür. ‘’Cennetin Çocukları’’nın başlangıcında yırtık ayakkabıyı onaran kundarıcıyı ve onun zanaatkar ellerini yakın planda izleriz bir süre. Majidi, emekçiyi yakın plana alarak adeta onu kutsama görevini yerine gitirmiştir.

Majidi’yi, diğer yönetmenlerden ayıran bir noktada aileye verdiği önemdir. Genç yaşta babasının kaybeden yönetmen, filmlerinde baba-evlat ilişkisine sıkça yer vermiştir. ‘’Cennetin Rengi’’nde kör olmasına rağmen gönül gözüyle babasına doğruyu gösteren bir çocuğun potresini çizmektedir. Baba-evlat ilişkisi doğrultusunda doğruyu göstermeyi amaçlamaktadır.

Baran, Serçelerin Şarkısı, Söğüt Ağacı, Cennetin Rengi, Cennetin Çocukları ve Baba gibi filmleriyle uluslararası alanda ses getirmeyi başaran Majidi, filmlerinde yer verdiği çocuk karakterle ile bambaşka bir potre çizer izleyicinin gözünde. Küçük yaştaki çocukların omuzlarına yüklenen büyük yüklerin ve bu yüklerin altında büyüme sancısı çeken çocukları sıkça resmetmiştir.

Majidi, İslam peygamberi Hz. Muhammed’i konu alan değişik karikatürlerin yayımlandığı Danimarka’da, daha önce davet edildiği Danimarka Film Festivaline protesto amaçlı katılmamıştır. Bu davranışıyla filmlerinde çizdiği geleneksel ve kültürel fikirleri destekleyerek fikirlerine ne kadar bağlı olduğunu gözler önüne sermiştir.

 

Majidi’nin büyük bir yönetmen olmasını sağlayan başka özelliği de çok kuvvetli bir yönetmenlik sezgisine sahip olmasıdır. İnanılmaz bir göz ve müthiş bir imgeleme ile hepside başlı başına  bir anlam bütünlüğüne sahip sahneler ortaya çıkarmıştır. Cennetin Çocukları’nda ayaklarını havuza sokmuş çocukların ayakları etrafında gezinen balıklar imgesi gibi kuvvetli bir anlatım  gücüne sahip imgelerden Serçelerin Şarkısı’nda da bolca vardır. Örneğin Kerim’in  çorak kararmış bir tarlayı sırtında mavi bir kapı taşıyarak geçtiği sahne vardır ki sinema tarihine geçecek niteliktedir.

Majidi, imgelerin, emekçilerin, çocukların ve daha onun gibi nice gerçek olanın yazarı ve resmedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer gerçeklere ayıracak zamanınız olursa yönetmenin gerçeğe merdiven dayamış filmlerini izlemenizi tavsiye ederim.

GÖKHAN KULOĞLU

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s